Pages

Friday, June 22, 2012

Puccaaaaaaa...

Şirinceleri çok sevdiğimi daha önceki yazımda söylemiştim. Geçenlerde Burger King' in Kids menü oyuncaklarını görünce ba-yıl-dım. PUCCA! Tabii iki tanesi alınıp, hemen göz önüne konuldu.


Keşke Pucca' nın ninja sevgilisi Garu' yu da verselerdi. Kawaii ^_^


27 Haziran' a kadar bulabilirsiniz.


Güç bizimle olsun ^_^
May the force be with us!

Monday, June 11, 2012

Moda Havası + Japon Rüzgarı

Havalar İstanbul' da çok çok güzel gidiyor ama ben evde dinlenmek zorunda olduğum için nadir dışarı çıkabiliyorum. Tabii her fırsatı değerlendiriyorum. Hal böyle oluncada yine bir fırsattan istifade yaratıp, cuma günü doktor kontrolümden sonra Moda' ya attım kendimi.
Hemen Ali Usta'dan dondurma alınıp, doğru çay bahçesine gidildi. Manzarasını çok özlemişim. Uçsuz bucaksız denize öylece bakmak çok iyi geldi.
Her zaman Moda' da bir evim olmasını hayal etmiştim. Umarım bir gün olur :) Bu arada Ali Usta' nın limonlu dondurmasını mutlaka öneririm.

Yeni bir animeye başladım. Mirai Nikki (Gelecek Günlükleri). Aslında mangasını okumuştum. Takip ettiğim anime sitelerinden birinde görünce izlemeye başladım. Konusu bakımından Death Note' u anımsatıyor. Zaten gerilim, doğa üstü , dedektiflik gibi türlere sahip dizi, sinema, kitap, anime... kurgusu iyi olan ne varsa okuyup, izleyebilirim. Sizde bu tarzları seviyorsanız bu animeyi mutlaka izlemelisiniz.
Konusu: Yukiteru Amano, kendi halinde ağlak, arkadaşları tarafından dışlanmış bir lise öğrencisidir. Günlerinin nasıl geçtiğini an ve an yazdığı bir cep telefonu, bir de odasında, battaniyenin altından iletişime geçtiği hayali tanrısı Deus vardır. Bir gün tanrısı Deus,cep telefonunu kendisine haber verecek bir gelecek günlüğüne çevirir ve bir toplantı yapar. Yuki dahil olmak üzere 12 kişi daha gelecek günlüğüne sahiptir. Bir yarışma düzenleyeceğini, kazanan gelecek günlüğü sahibini yerine geçireceğini yani tanrı olacağını bildirir ve ekler; seçilecek günlük sahibi hayatta kalan son kişi olacaktır. Gelecek günlüğü sahiplerini ortadan kaldırmak için ya günlüğünü kırmak ya da sahibini öldürmek gerekmektedir. Hayali tanrı gerçeğe dönüşmüş ve Yuki artık hedef haline gelmiştir. Onun tek yardımcısı ona körkütük aşık Yuno Gasai' dir...
Japon animelerine sarınca bir akşam yemeğimizi aşağıda göreceğiniz üzere japon usulü yapmak istedim. Menümüz marketten aldığım karidesli ve baharatlı et aromalı Kungfu-Ramen ve benim yaptığım ton balıklı Onigiri. Ramen' i çok severim (Naruto kadar olmasada ^_^ ).  
 
İki kişilik Onigiri için 1 bardak pirinci yıkamadan bol suda iyice haşlıyoruz. Pirincimiz bizdeki gibi tane tane değil, lapa halinde olmalıdır. Ayrı bir kapta 1 küçük ton balığını, bir tatlı kaşığı mayonez ile karıştırıyoruz. Diğer bir kaba bir miktar su ve biraz tuz koyup, tuzu eritiyoruz. Bu, onigirilerimizi şekillendirirken pirincimizin elimize yapışmaması için gerekiyor. Ellerimizi tuzlu suya batırıp, bir miktar pirincimizi alıp, avucumuzda açıyoruz. Ortalarına ton balıklı karışımı koyup elimizle pirincimizi kapatıyoruz. Ben hızlı olması için yuvarlak ve oval onigiriler yaptım. Silindir ve üçgen de yapabilirsiniz. Bittiğinde soya sosu ile servis edebilirsiniz.

Aslında evde ramen yapmakta çok kolay. Bir ara onu da anlatırım. Şimdilik;

Güç bizimle olsun ^_^
May the force be with us!

Sunday, June 3, 2012

Tshirt' ten Çanta

Yıllar önce etrafımda çok moda olmuş bir tshirt' üm vardı. Sonraki yıllarda eskiyince atmaya kıyamamıştım (hep böyle olur zaten. ben hiçbir şeyimi atamıyorum ya). "Bir gün bundan çanta yaparım ben" diyordum da o gün hiç gelmemişti. Geçenlerde yazlıkları çıkarınca tshirt (yine, yeniden) elime geldi. Artık onun çanta olma vakti gelmişti !

Birkaç fotoğrafla nasıl yaptığımı size anlatmaya çalışacağım.

1- Tshirt' ü masaya düzgün bir şekilde seriyoruz ve makasımızı alıp, omuz dikişlerinden itibaren düz dikey bir şekilde aşağıya doğru kesiyoruz. Eğer tshirt' ünüz büyükse istediğiniz boyuta göre kesmeniz gerekir (dikiş paylarını da hesap ederek kesmemiz gerekiyor. Sonra çantamız küçücük olmasın).
2- Yakasının hemen altından ya da belirlediğimiz bir yerden yatay olarak tekrar keselim ve yakadan kurtulmuş olalım. Böylece elimizde bir dikdörtgen oluştu. Dikdörtgenimizi ters çevirerek, sağ-sol ve altından torba gibi dikelim.Çanta ağzımızı açık bırakalım.
3- Ben çantamın astarlı olmasını istediğim için eski bir yastık kılıfımı astar olarak kullandım. Önce tersine çevirdiğimiz dikdörtgeni yastık kılıfının içine yerleştirelim (Yastık kılıfımızın yüzü düz olacak. Tshirt' ümüz tersine çevrilecek). Dikim paylarını da hesap ederek iğnelerle sabitleyerek çantayı içinden çıkarıp, yastık kılıfını keselim. Onun da kenarlarını ve altını dikip tekrar astarımızın içine çantayı yerleştirelim.
4- Sıra geldi çantamızın altına derinlik vermeye. Astarlı çantamızın altındaki iki ucu da üçgen oluşturacak şekilde birleştirip, dikeceğiz. İşte 8-10 cm derinliğimiz hazır.

  
5- Artık sadece çantamızın ağzını astar ile birlikte içe doğru kıvırıp, dikmemiz kaldı. Ben makinemi zigzag dikiş seviyesine getirip diktim ve dikmeden önce içine bir tane de cep yaptım. Kol askılarını ise yine astardan artan kumaşla yapıp, diktim.
Siz isterseniz düz dikiş yapabilir, çantanızı cepsiz de kullanabilirsiniz. Ağzını fermuar ile kapatabilir ya da böyle bırakabilirsiniz. Alternatifleri siz belirleyeceksiniz :)

İşte ortaya çıkan tshirt' ten çantam ^_^




Güç bizimle olsun ^_^
May the force be with us!